Özel Durumlarda Ağız ve Diş Sağlığı 2018-01-31T01:28:19+00:00

Özel Durumlarda Ağız ve Diş Sağlığı

Ağız ve diş sağlığı, insan hayatı için çok büyük önem taşımaktadır. Birçok tütün kullanımı, sağlıksız beslenme, alkol tüketimi gibi olumsuz durumlarda ağız ve diş sağlığımız olumsuz olarak etkilenebilmektedir. Bunun yanında insan hayatında özel durumlarda daha çok meydana gelebilmektedir. Bu özel durumlar hamilelik, çocukluk ve engellilik durumları olabilmektedir. Böyle durumlarda ağız ve diş sağlığını sürdürebilmek oldukça zor olmaktadır. Ancak her ne kadar zor olsa da böyle durumlarda tedavi ve bakım durumları da mevcut olmaktadır.
Çocukluk dönemlerinde ağız ve diş sağlığı büyük önem taşır. Çünkü çocuklar ağız ve diş bakımlarına yetişkinler kadar dikkat edemezler. Bu yüzden çocukluk döneminde kişi ağız ve diş sağlığı konusunda nasıl yetiştirilirse ömrü boyunca da buna uygun olarak yaşar. Koruyucu diş hekimliği de çocukluk yıllarında olanların ağız ve diş sağlığını korumayı, hastalıkları oluşmadan önlemeyi amaçlamaktadır ve ayrıca oluşan ağız ve diş hastalıkların da erkenden tedavilerini amaçlamaktadır. Çocukluk yıllarında doğru beslenmeyle, doğru diş fırçalama alışkanlığı ve gerekli kontrollerin yapılması ile kişiler hayatlarının büyük bir bölümünde güzel ve sağlıklı dişlere sahip olmaktadırlar.
Hamilelik durumu da ağız ve diş sağlığını etkileyen önemli sebeplerden birisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Hamilelik boyunca değişen beslenme alışkanlıkları ve hormonsal etmenler yüzünden ağız ve diş sağlığı tehlikeye girmektedir. Dişin çürümesi ya da başka problemlerle karşılaşılma olasılığı hamilelik zamanlarında daha fazla olasılık dahilindedir. Hamilelik boyunca en uygun olan diş tedavi zamanlamaları hamileliğin orta kısmı olan 3 ila 6 aylık zaman diliminde olmaktadır. İlk ve son 3 aylık periyotta çok zor durumda kalınmadıkça hastaya operasyon gerektirecek işlemler yapılmaz. Planlı gebelik durumunda, hamile kalınmadan önce ağız diş sağlığı kontrolünün hekimlerine yaptırılması gerekir ve sağlıklı ağız-diş sağlığına kavuşturulması için çürük dişlerin dolgularla veya dişsiz olan bölgelerin dişli hale getirilmesi gerekmektedir.
Engelli bireylerin ağız ve diş sağlığı da özel durum olarak kabul edilmektedir. Ağız ve dişlerde olabilecek şekil bozuklukları kişinin besini doğru çiğneyememesine neden olabilir. Bunun yanında kendi ağız ve diş sağlığı bakımlarını yapamadıkları için tedavi olsalar dahi yeniden operasyon geçirme ihtimalleri vardır. Bu yüzden hastanın ebeveynleri, ailesi ya da bakıcılarına çok büyük görevle düşer. Günde en az iki kere dişinin fırçalanması ve gerekli ağız bakımlarının yapılması gerekmektedir. Bu kişilerin tedavileri kişinin fiziksel ve zihinsel uyumuna bağlı olarak genel anestezi ya da lokal anestezi olarak çeşitlendirilebilir.

Çocuklarda Ağız ve Diş Sağlığı

Çocuklar ilk süt dişlerini çıkardığı zaman diş hekimi muayenesi ile tanışmaktadırlar. Bu da yaklaşık olarak 6 aylık ya da 1 yaş aralığında gözlenmektedir. Çocuklar süt dişi dizisi ya da karma diş dizisinde yani gelişimlerinin en aktif olduğu dönemlerde soğuk sıcak hassasiyeti ya da hafif ağrılar gibi olumsuz durumları iyi bir şekilde yorumlayamayabilirler. Bazen böyle durumlar yüzünden diş ağrıları çok fazla artar ve diş için geç kalınma riskini bile oluşturur.
Çocukların el becerisi ve merakı diş bakımı için yetişkinler kadar iyi olmayabilir. Bu yüzden ağız bakımına çok da fazla dikkat etmeyebilirler. Ancak anne ve babanın doğru tutumu ile diş fırçalama ve bakım alışkanlığı kazanabilirler. Küçük yaşta yapacakları beslenme düzensizlikleri nedeniyle dişler daha çabuk çürüyebilir. Süt dişlerinin de daimi olan dişlere göre daha fazla organik madde içermesi, diş çürüklerinin hızlı bir şekilde yaşanmasına sebebiyet verebilir.
Çocuklarda ağız ve diş hastalıklarının tedavileri koruyucu diş hekimliğinin en büyük temellerinden birisi olmaktadır. Koruyucu diş hekimleri yapılan ilk muayene sonrasında çocuğun çürük diş risk durumunun belirlenmesinde ve özel bir koruyucu program hazırlanmasında önemli bir rol oynar.
Çocukluk döneminde koruyucu diş hekimliği adı altında, çürük başlangıcı olan dişlerde Flor tedavisi veya Yarık Örtücü (Fissur Örtücü) tedavileri yapılmalıdır. Çürüğün ilerlemesini önleyici bu tedavi yöntemleriyle çocuklarda ağız diş sağlığı başlangıç olarak sağlanmış olur. Süt dişlerinin döküleceği düşünülerek, süt dişine dolgu yaptırmaktan kaçınmamak gerekir aksine çocuk büyüme – gelişimi ve ağız diş sağlığı adına çürük süt dişlerine tedavilerinin yapılması gerekir.

Diş hekimi ve ailelere çocukların ağız ve diş sağlığının korunması için şu sorumluluklar düşer;
• Çocukların özellikle 5 yaşına kadar olan süreçte diş fırçalama alışkanlığı elde etmesi,
• Çocuğun beslenme alışkanlıklarına dikkat edilmesi,
• Süt dişlerinin muhafaza edilmesi sağlanmalıdır.
• Çocuğun eğer bir diş problemi varsa bu beslenme sonrası ağrı ile kendini belli edecektir. Daha da ilerlememesi açısından çocuğu sık sık bu sorular sorulmalıdır.
Çocuğun herhangi bir ağız ve diş sağlığı problemi yaşaması durumunda tedavi yöntemleri oldukça önemlidir. Bu yüzden çocuklara öncelikle koruyucu yöntemler uygulanmalıdır. Dişlerin çürüğe yatkın olan yarıklarına yarık örücü uygulaması yapılarak dişlerin çürümesi engellenebilir. Bunun yanında flor uygulaması ile çocuğun diş yapısını güçlendirip, bakterilerin ürettiği asitlere karşı direnç kazandırmaktadır.
Çocuklarda diş şekil bozukluğu
Çocuğun olası diş şekil bozuklarında ise çocuk diş teli uygulaması yapılabilir. Böylece küçük yaşlardan itibaren düzenli bir diş görünümü sağlanır. Ayrıca çürük tedavileri için çocuk diş dolgusu da oldukça yeterli bir tedavi yöntemi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Hamilelerde Ağız Diş Sağlığı

Hamilelik, kişide fiziksel ve psikolojik olarak birçok değişime neden olabilmektedir. Hamilelik dönemi boyunca birçok değişimin meydana geldiği vücutta en hassas yerlerden birisi de ağızdır. Hormonsal değişimler sonucunda ağız içinde de değişimler meydana gelmektedir. Bu değişimler ile diş çürümesi ve diş eti problemleri daha sık görülebilir.
Hamileliğin ilk aylarında kesinlikle tartar temizlenmesi yapılmalıdır. Yine hamileliğin ilk aylarında dişetlerinde şişmeler ve kızarıklıklar meydana gelebilmektedir. Çünkü bu dönemlerde diş etleri oldukça hassas olmaktadır. Gebelik esnasında yapılması planlanan tedavileriniz hakkında, diş hekiminiz sizi en uygun yolu belirleyecektir

Hamileliğin ilk 3 aylık dönemi

Hamileliğin en dikkat edilmesi gereken dönemi herkesin de dediği gibi ilk 3 aylık periyottur. Gereksiz müdahaleler düşük sebebiyeti verebilir. Ancak ağrıların yoğun olduğu ve ağrılara müdahale edilmemiş zamanlarda daha büyük bir olumsuzluğa sebebiyet vermemek için muhakkak diş hekimlerine gözükmek gerekir. Kanal tedavisi ya da diş çekimi gibi durumlarda diş hekimlere bebeğe zarar vermeyecek ilaçları verecektir.

Hamileliğin ikinci 3 aylık dönemi (ilk 4-7 ay)

Hamileliğin ikinci 3 aylık periyodunda ise hamilelik sonrasına bırakılmayacak kadar kötü bir vaziyette olan dişlerin tedavisi için en uygun zaman olarak kabul edilebilir. Bu dönemde dolgular, diş çekimleri ve kanal tedavileri yapılabilmektedir. Hamileliğin son 3 aylık periyotlarında ise yine ilk 3 aylık periyot gibi çok acil durumlar oluşmazsa da diş hekimi müdahalesi olmamalıdır.

Gebelik döneminde anne adayının dikkat etmesi gereken durumlar

Gebelik sırasında doktor dışında kişiye de çok büyük sorumluluklar düşebilmektedir. Gebelik sırasında oluşabilecek diş eti problemlerinin ve diş çürüklerinin engellenmesi için düzenli olarak ağız bakımları yapılmalıdır. Günde minimum 2 kez diş fırçalama işlemi yapılmalıdır. Ancak hamilelik durumlarında iştah arttığı için ara öğün sayılarında değişimler olabilmektedir. Bu ara öğün sayıları arttıkça diş fırçalama sayısı da artış gösterebilir. Her gün ara yüz bakımlarının yapılması gerekmektedir. Ağzımızı muhakkak gargara işlemlerinden geçirmeliyiz. Bunların yanında da rutin diş hekimi kontrollerinde de diş hekimleriniz ağzınız için bütün bakımları yapmalıdır.
Hamilelik döneminde en çok terk edilen durumlardan birisi dengeli beslenmedir. Hamilelik esnasında en çok dikkat edilmesi gereken durumlardan olan dengeli beslenme ile hem fiziksel görünümü hem de ağız ve diş sağlımızı kontrol edebiliriz. Değişen beslenme alışkanlıkları yüzünden ve özellikle diş için zararlı olan yiyeceklerin tüketilmesi ile çürük riski artmaktadır.
Anne adayı olanların ya da olmak isteyenlerin muhakkak bu dönem içerisinde diş hekimleri ile irtibata geçmeleri sağlanmalıdır.

Engellilerde Ağız ve Diş Sağlığı

                Engelli bireylerin ağız ve diş sağlığında problem görme olasılığı diğer kişilere göre oldukça fazla olmaktadır. Çünkü engelli bireyler kendi ağız ve diş bakımlarını yapamadıkları için tedavi uygulamaları olsa dahi tekrar yeni diş çürükleri ya da dişeti hastalıklarına yakalanabilmektedirler. Ağız ve diş sağlığı için yapılan tedavilerin kalıcı olmasındaki en büyük detay gerekli bakımların yapılmasıdır. Bu yüzden engelli bireylerin anne ve babasına çok büyük yükümlülük düşmektedir. Çünkü bu durum oldukça çaba sarf ettiren bir işlem olmaktadır. Engelli bireylerin dişlerinin günlük en az 2 defa fırçalanması ve gerekli ağız gargaralarının yapılması gerekmektedir.

Engellilerde Diş Eti Hastalığı Çok Olur Mu?

Dişeti hastalıkları engelli olan bireylerin birçoğunda görülebilmektedir. Örneğin küçükken yaşanılan yüksek ateş sebebi ile diş minelerinin etkilenmesi ve bu yüzden de diş çürümelerinin meydana gelmesi, doğuştan diş eksiklikleri, dişlerdeki şekil bozuklukları, diş dizisindeki çarpıklık birçok engelli kişi de görülen hastalıklar olmaktadır.

Neden engellilerde diş sağlığı problemi daha çok olur?

İnsanlarda tükürük sayesinde çiğneme ve yutkunma gibi temel işlemlerde dişler için doğal temizlenme meydana gelebilir. Ancak bazı engelli bireylerde dudak, yanak ya da dil kaslarındaki koordinasyon bozukluğu sebebi ile bu durum ortadan kalkmaktadır. Özellikle kas rahatsızlıkları ile boğuşan engelli bireylerin diş fırçalaması ya da diş ipi ile temizlik konularında çektiği birçok sıkıntı olmaktadır.
Yutkunma ve çiğneme gibi temel durumlarda sorunu olan engelli kişiler genellikle püre kıvamındaki yiyeceklerle beslenmektedir. Ancak bu gıdalar dişlere yapışabilir ve dişlerin çok daha hızlı bir şekilde çürümesine neden olabilir. Sıklıkla şekerli besinlerin tüketilmesi ve biberon içine konulan süt ya da meyve suyu tarzındaki içecekler sebebi ile diş çürükleri çok hızlı bir şekilde görülebilir.

Engellilerde tedavi nasıl uygulanmaktadır?

Engelli bireylerin diş tedavileri, zihinsel ya da fiziksel uyum yetersizlikleri ile hem hekim hem de hasta tarafından çeşitli zorluklar barındıran tedaviler olabilmektedir. Uyum sağlayabilen kişilerin tedavileri lokal anestezi ya da sedasyon desteği ile yapılabilirken, uyum sağlayamayan kişilerin tedavileri ise genel anestezi ile yapılabilmektedir. Bu yüzden genel anestezi uygulamasına başvurulur. Bu uygulama altında, tedavisi mümkün olmayan dişlerin çekimi ya da dişeti problemleri aynı seansta yapılmaktadır.