Aşırı Gelişmiş Çiğneme Kasları 2018-01-31T02:50:02+00:00

Aşırı Gelişmiş Çiğneme Kasları


Çenenin yan köşelerinde bulunan, çiğnemede en kuvvetli kas Masseter Kası yani çiğneme kaslarıdır. Bu kas, aşırı çiğneme, sürekli olarak dişlerin sıkılması, kalıtımsal yüz hatlarının şekli itibariyle ve bazı hastalıklara bağlı olarak normalden fazla gelişmektedir. Bu gelişme sonucu kişinin çenesi büyük görünmekte ve ayrıca kişinin çok sert bir ifadeye sahip olmasına yol açmaktadır.

Masseter kası, diş sıkılması durumunda çenenin her iki yanında ele gelebilecek kıvamdadır. Bu kassal büyümeye ve gelişmeye, çene köşesi kemiği de eşlik eder, çene kemiğini de dışarı doğru eğiltir. Bu durumlarda, çene köşesi ters kanat şeklinde yana doğru genişleme eğilimine girer ki bu da Tomografide üç boyutlu olarak görülebilir. Bu kemikler ve kasların anormal gelişimi ve görünümü, dişlerin sıkılmadığı zamanlarda bile çenenin her iki yanında sert ve çıkıntılı bir biçimde gözükebilmektedir. Bu yüzden, karşıdan bakıldığında, çene köşeli bir görünüm kazanabilir. Bu köşeli görünüm, düz ve kare yüz görünümü olarak belirir. Bu durum erkeklere oranla bayanlara daha kötü bir görünüme sebep olabilir.
Tedavi olarak, genel anestezi altında bu kasın belirli bir kısmı ve çene kemiği köşe kısmı özel tekniklerle alınabilmektedir. Çene kası alınması ve çene köşesi alınması operasyonuyla, köşeli çene veya kare yüz görünümü ideal estetik orana yakın üçgen yüz görünümüne dönüştürülmeye çalışılır. Operasyonun hedeflerinden birisi de çenenin ve aşırı diş sıkmasını engellemektir bu sayede dişlere dişetlerine ve çene eklemine hasarı önlemektir. Ayrıca operasyonun avantajlarından birisi de özellikle bayanlarda, sert yüz (maskülen) görünümünden daha kibar ve yumuşak bir ifadeye dönüştürmesidir.

Çiğneme kasları için operasyon nasıl yapılmakta?

Kaslarda kalınlaşma meydana gelebilirken, çene kemiği de kalınlaşma gösterebilmektedir. Böyle durumlarda masseter kasının yapışmış olduğu çene kemiğinin köşesinden özel tekniklerle traşlanıp inceltilmesi ve ideal estetik görünüme getirilmesi gerekmektedir. Bu ameliyatlarda narkoz sıklıkla kullanılır, ağız içinden yapılır, estetik olarak yüzden operasyon olduğu anlaşılmaz. Narkoz altında olan hasta operasyon sırasında, ağrı hissetmemektedir. Ameliyatta ağız içinden ve dişetinden giriş yapılır ve kasın ağız içine bakan kısmından belirli miktar doku çıkarılır.

Gerekli görüldüğü takdirde çene kemiğinde de özel yöntemlerle inceltmeler yapılabilir. Ameliyatın ağız içinden yapılması sayesinde yüzde bir iz kalması gibi bir durum söz konusu değildir. Bu operasyon sayesinde çene konturunun görünümü daha yumuşak bir görünüm alması sağlanır. Ameliyat sonrasında yüz hatlarında çok güzel ve estetik gelişmeler oluşabilmektedir.
Ameliyat seçeneğinde, çiğneme kasları olan masseter kasının incelmesi ile ameliyat bitmeyebilir.

Masseter kası 3 ana bölümden oluşur. Bu kas tabakaları yüzeysel, derin ve orta tabakalardır. Bu kas tabakaların üst kısmı elmacık kemiklerinden başlar, aşağıya uzandığı noktalar ise aşağı çene köşe kemikleridir. Masseter kasının çene kemiğine yapıştığı bu yerlerde kemik kalınlaşmaları ve ters kanat şeklinde kemik çıkıntıları meydana gelebilmektedir. Bu kemiksel büyümenin uzaklaştırılması amacıyla, özel tekniklerle törpülenmesi veya küçük kemik kesileri gerekmektedir.

Masseter kası için ameliyat tedavilerinden önce rahatlatıcı botoks uygulamaları da olabilmektedir

Yalnızca diş sıkması olan hastalarda, diş ve çene rahatlatılması ve ayrıca çene eklem rahatsızlığının azaltılması amacıyla yapılan tedavilerden birisi de botoks enjeksiyonlarıdır. Botoks enjeksiyon tedavisi, operasyon öncesindeki tedavi seçeneklerinden birisidir. Enjekte edilen botoks, masseter kasını kısmen gevşetmektedir. Gevşemiş kas kitlesinde kısmi küçülme (atrofi) meydana gelebilir. Botoks uygulamasında çene kasının kısmi ufaltılması sağlansa da çene kemiğindeki kalınlaşma ve çene kasındaki aşırı hacimsel büyüme giderilemez. Ancak bu çözüm geçici bir çözüm olmaktadır. Ancak, kasın ve kemiğin ameliyat ile inceltilmesi, ideal estetik yüz görünümünde kalıcılık konusunda sağlıklı çözümler sunar. Botoks uygulamalarının en faydalı sonuçlarından birisi de diş gıcırdatmasına ve çene eklemi ağrısında rahatlatıcı etkisidir. Çiğneme kaslarının incelmesi sayesinde diş sıkma sorunu kısmen giderilmiş olur. Böylece çene eklemi ağrısı da azaltılması hedeflenir. Bu sebeplerden ötürü çene kasına botoks uygulaması yaptıran birçok insan vardır.
Masseter botoksu bir veya iki seansta toplam olarak 10 ila 15 dakika içerisinde yapılabilir. Yüzde gerçekleşen incelme bir hafta sonra başlar ve üç hafta içinde etkisi maksimuma çıkar. Bu etki yaklaşık olarak 4 ay kadar sürebilmektedir. Tekrarlanan işlemler sayesinde zamanla masseter kasında kısmen incelme etkisi kalıcılaşabilir.

Hangi durumlarda Botoks yaptırılmamalıdır?

Botoks uygulaması için, botoksun etken maddesi botulinum toksin tip A olarak adlandırılmış bir proteindir. Botulinum toksinin herhangi bir zararı olmamasına rağmen;
• hamile ve çocuk emziren annelerde,
• 12 yaşından küçük çocuklarda,
• Kan sulandırıcı ya da pıhtılaşma bozukluğu görülen hastalarda uygulama anında kanama gibi durum gözlenebileceği için botoks yapımı önerilmeyebilir
Bu uygulamalardan önce kullanılan ilaçlar hakkında uygulamayı yapacak doktor muhakkak bilgilendirilmelidir. Aspirin, ağrı kesici, antibiyotik, kan sulandırıcı ilaçlar ve yüksek tansiyon ilaçları uygulama yapılmadan 2 hafta önce kesilmesi gerekebilir. Uygulamadan 3 gün öncesine kadar kesinlikle alkol tüketimi olmamalıdır. Hekiminiz tedavinizin planlamasında izlenecek en uygun yolu belirleyecektir.

Diş sıkması ve Çene – Yüz Kas Spazmının rahatlatılmasında ve Çene Eklem ağrılarında Lazer uygulanması sonuç verir mi?

Diş sıkması ve diş gıcırdatma ile çenelerdeki kassal kasılma sonucu bir çok rahatsızlığa yol açabilir. Bunlar;

  • Dişlerde aşınma
  • Dişte mikroçatlaklar
  • Dişte çürümeler
  • Dolgu düşmesi
  • Dişeti hastalıkları
  • Çiğneme kaybı
  • Çene kemiğinde erime
  • Diş yüzeyinin düzleşmesi sonucu sindirim zorluğu
  • Çene ekleminde zorlanma
  • Dengesizlik sonucu da başa, şakağa, sinüslere göze ve dişe vuran ağrılara

Bu nedenle, çok detaylı bir klinik ve radyografik muayene ile erken ve tam teşhis yapılarak erken dönemde tedavi yapılması hastanın rahatsızlığının çözümü için son derece önemlidir.

Diş sıkması, diş gıcırdatması ve çene kas spazmı sonucu çene eklem rahatsızlığının giderilmesi Lazer uygulanmasının rahatlatıcı etkisi vardır. Lazer uygulaması sağlık alanında artık sık kullanılan ileri teknolojik uygulamalardan biridir. Lazerin, çene kas ve çene eklem bölgelerindeki iyileşmeyi artırıcı etkisinden yararlanmak amacıyla ilgili bölgelere uygulanmasıyla bir destek tedavi olarak görülebilir. Lazer tedavisinin çene eklemine, diş sıkmasında aktif olan çene kaslarına belirli şartlarda uygulanmasıyla rahatlatıcı ve iyileştirici etkisi bulunmaktadır. Lazer tedavisinin, 1 aylık tedavi süresi boyunca 4 seans uygulanmasıyla, çene eklem ve çene kas spazm ağrısını rahatlatıcı etkisinden faydalanılabilir.

Diş sıkması ve Çene Kas Spazmı Çözümünde Başka hangi tedaviler uygulanır?

Diş sıkmasının engellenmesinde, Gece plağı denilen, kişiye özel, hasta diş ve çenesinden elde edilen özel şeffaf dişliktir. Gece Plağı, geceleyin istemsiz kas spazmı geliştiği durumlarda, kasların tam kasılmasını engeller ve kas spazmı sonrası diş sıkmasının çene eklemine hasar verici etkisini önlemek amacıyla kullanılır. Buna ilaveten ilaç tedavisi de Kas gevşetici Antidepresanlar ve Ağrı kesiciler kullanılabilmektedir, Çene Cerrahisi Uzmanınız, teşhisiniz ve tedavinizin planlamasında izlenecek en uygun yolu belirleyecektir.

Diş Sıkması ve Çene Eklem rahatsızlığında Çene Eklem İçi Yıkama ve Eklem İçi Sıvı Enjeksiyonu Tedavisi

Diş sıkması, düzensiz dolgular, eksik dişlerin varlığı, tek taraflı çiğneme veya herhangi bir darbe gibi birçok sebepler sonrası Çene ekleminde çeşitli hasarlar oluşabilir. Bu hasarlar;

  • Çene eklem kıkırdağı ve kemiğini ilgilendirdiği durumlarda
  • hasta çenesini açma veya kapama esnasında ağrı
  • kıtlama
  • haşır haşır ses duyma
  • çene arkası ve kulak altı bölgesinde beliren, göze sinüse dişlere baş-şakak ve kulağa yansıyan ağrılar şeklinde hissedilir.

Çene Eklem ağrıları, sıklıkla diğer bölge ağrılarıyla karıştırılır ve teşhisinde zorlanılır. Uzman Diş Doktoru olan Çene Cerrahınız, teşhisiniz ve tedavinizin planlamasında izlenecek en uygun yolu belirleyecektir.
Çene eklem rahatsızlığında başlangıç tedavilerinden biri de çene eklem içi yıkama ve eklem içi sıvı enjeksiyonudur. Bu işlem, Çene eklem içindeki ağrıya yol açan, özelliğini yitirmiş eklem içi sıvısının değiştirilmesiyle, kayganlaştırıcı ve besleyici özel bir sıvının eklem içi boşluğuna eklenmesi temeline dayanır. Aşağıdaki amaçlar için eklem içi sıvı 2 iğne yardımıyla çıkarılır;

  • Çene ekleminin daha rahat hareket edebilmesi
  • Ağrıya sebep olan özelliğini yitirmiş sıvının değiştirilmesi
  • Eklem içi dokuları eritmesinin önüne geçilmesi

Bu eklem içine ilk orijinal eklem içi sıvıyı taklit eden kayganlaştırıcı besleyici, kıkırdağın daha rahat ettiği bir ortam yaratıcı özelliklere sahip olan özel bir sıvı konur. Bu tedavi Çene Cerrahisi uzmanının planlamasına göre 1 ayda, haftada 1 defa olmak üzere, toplam 4 seansa kadar sürebilir.

Çene Eklem Kısıtlığı (Temporomandibular eklem) Operasyonu

Çeşitli eklem kısıtlığı durumu birçok insanda görülebilecek olumsuz bir durumdur. Çene eklem kısıtlılığı veya kilitlenmesi, çene eklem problemlerinin içerisinde en son safhalarda karşılaşılabilecek hastalıklardan birisidir. Çene eklem problemi problemi başlangıç aşamalarında yakalanmalı ve bazı tedavi yöntemleriyle iyileşme sağlanabilir. Bu ameliyatlardan önce çene eklemi veya çene kaslarının tedavisi için çeşitli cerrahi öncesi alternatif tedaviler uygulanabilir. Ameliyat son tedavi yöntemi olarak bilinmekle birlikte, çene eklem probleminin daha da ileriye gitmesini önlemek amacıyla ve iyileşmenin sağlanması amacıyla lazer uygulaması, gece plağı uygulaması, eklem içi yıkama, fiziksel egzersiz, elektrikli sinir simülasyon testi, sıcak uygulama ve tıbbi ilaç uygulanması gibi tedavi yöntemleri mevcuttur. Bu saydığımız tedavilere rağmen çene eklem kısıtlılığı veya kilitlenmesi oluşuyorsa, ancak öyle çene eklem kısıtlığı ameliyatı yapılabilmektedir. Çene eklem kısıtlığı operasyonu, çeşitli durumlardan dolayı çene ekleminin işlevini yapamaması ve rahatsızlık yapması sonucunda bu rahatsızlığı gidermek için yapılan operasyonlara denmektedir.
Çenenin eklemi ameliyat bölgesine; çene altından, ağız içinden ya da kulak ön kısmından kırışıklık hizasından gizli kesiler yapılarak ulaşılabilmektedir. Cilt kesileri saçlı deriden ve kırışıklık hizasından olduğu için estetik görünmektedir. Saç içine yapılan kesiler ise saç tarafından kamufle olur. Ameliyat sayesinde hasar gören çene eklem dokuları uzaklaştırılabilir. Hasar göre çene eklem dokuları büyükse, bu dokuları yerine koymak için vücudun başka yerlerinden nakil edilebilecek dokular veya özel protezler kullanılabilir. Bunlar kaburga, kalça, ayak, kafatası, bacak gibi doğal dokular olabildiği gibi, bunun dışında dışarıdan yapay medikal malzemeler olan silikon implant, titanyum plaklar, özel metal çene eklemi protezi, eriyebilen vida ya da plaklar, tel dikişler, dişlere uygulanan metal arklar ve teller olabilmektedir. Bu malzemeler vücuda uyumlu olan malzemeler olduğu için herhangi bir sorun yaşanmadığı takdirde ömür boyu vücutta bırakılabilirler. Ancak herhangi bir sıkıntının yaşandığı durumlarda bunları yerinden çıkarıp ikinci bir operasyon yapılabilir.
Operasyonlardan sonra beslenme şekli çok önemlidir. Operasyon sonrasındaki 1 aylık süreçte aktif fizik egzersiz tedavisi olan çene açma tedavisi yapılabilir. Bu 1 aylık iyileşme ve korunma sürecinde, protein açısından zengin ve sıvı-lifli gıdalar ile beslenmek gerekmektedir.